Acil tıp, sağlık sisteminin en dinamik ve zorlu alanlarından biridir. Ülkemizde hem acil tıp uzmanları hem de asistan hekimler, hala birçok problemlerle karşı karşıya bulunmakta ve bu problemlere karşı mücadele etmektedir. Bu benim sitedeki ilk köşe yazım. Daha önce çeşitli platformlarda yazmıştım.
Yazıma başlarken her türlü görüşe, fikre, yazıya acığız. Burası sizin mekanınız istediğiniz gibi yazabilirsiniz.
Bence acillerde en önemli temel sorun ACİLLERDEKİ Şiddettir. Dikkat edin sağlıkta demiyorum. ACİLLERDEKİ ŞİDDET. Mevcut yasal aslında birçok probleme çözüm olabilecekkken bu yasaların uygulanmasındaki uygulayıcıların, yazılı olandan farklı yorumlarla karar vermesi bu problemleri katlanarak arttırmaktadır. Ne yazık ki ülkemizde hekimi sevmeyen birçok meslek erbabı var. Yargıdakilerde bu gruptan. Şiddete karşı örnek karar alan savcı ve hakimler bir elin parmaklarını geçmeyecek kadardır. Ortamın şiddete olan meyili birçok aday meslekdaşlarımızı düşündürmekte idealist olmayanlar kolayca “ben acilde çalışmam” diyerek şiddet ve stress ortamını en baştan reddetmektedir. Meselenin problemleri kısmen de olsa çözebilecek ana özü, mevcut yasa, yönetmelikler ve genelgelerin hakkaniyetli olarak uygulanmasıdır.
Mevcut yasa ve uygulamalar ne kadar hakkaniyetli olarak uygulansa da servis çalışanlarının (pratisyen, asistan ve acil tıp uzmanı hekimler) problemleri asla çözemez. Bunun da farklı birçok nedenleri vardır. Sistem, eğitim. Özlük hakları, çalışma şartları ve ortamı, maddi konuda kazanımlar, çalışma saatleri, nöbetlerin saat ve sayısal sıklığı, eğitim ve eğitim kalitesi vs gibi problemler ….. binlerce problemi bir çırpıda sayabiliriz.
Bu problemlerin çözümünün de de en önemlisi devlet olarak temelde ilgililerin yapması gerekenlerin yapılması. Bunun için benim de bizzat şahit olduğum ve katıldığım, eski Başbakanlık, Sağlık Bakanlığı, ilgili acil hizmet birimleri yetkilileri ile görüşmelerde bulunduk. Bunların sonucunda çok az kazanımlarımız oldu. Yeterli mi? Tabi ki değil. Bunlar denizde damla misali kaldı. Çünkü yetkililer hep tribüne oynadı. Popilist yaklaşımlarda bulunuldu. Bu tribün ve popilist yaklaşımlar acil camiası için değil daha çok halk içindi. Tabi ki halk aciller başta olmak üzere her türlü kaliteli ve efektif hizmeti almalıdır. Bu yaklaşımı yapan politikacılar başta olmak üzere bürokratlar da acil hekimlerini hiç düşünmedi. Yıllar önce sağlık Bakanlığında yaptığımız bir görüşmede acil servisleri bekleyen tehlikeleri sanki bugünleri o zamandan görmüş gibi tane tane anlatmıştık. Hep göz ardı edildi. Onların önceliği birkaç mutsuz azınlık olan acil tıp hekimlerine karşı, oy veren mutlu acil hizmeti alan halk oldu. Halkın iyi ve uygun acil hizmeti alması zaten olması gereken. Ne yazık ki bunu yaparken resmen acil hekimleri belki de tüm sağlık çalışanlarının resmen üzerlerini tepeleyerek geçtiler. Yani tribün mutluluğu için çimleri ezdiler.
Buköşe yazıma seri olarak devam edeceğim. Öncelikle yorumlarınızı ve varsaçözüm önerinizi bekliyorum.
Şiddetin olmadığı, çalışma huzurunun olduğu acillerin bir an önce oluşmasını diliyorum.
Ahmet YILMAZ
YAZARSite Kurucusu. Maceraperest acil tıpçı